15 Ocak 2017 Pazar

Kendimle Delirmişlikler / Terapi Saati


  • Size de merhaba doktor.
Son görüşmemizden bu yana duygularımda bir değişiklik yok. İrfan'ı öldürdüğüm için pişman değilim. Onu kendimden kurtardım doktor. Onu büyük bir yükten kurtardım.

(..)

Evet... İnsan insanın yüküdür. Herkes kendi yükünü taşımayı bilmeli. Kimse kimsenin yükünü başkasına taşıtmamalı. Kendi yükünü omuzlamayı bilen herkes, yükünü taşıyamayanlara bunu öğretmeli. Herkes kendi bokunda boğulmalı. Bunu İrfan'a anlatamadım.

(..)

Gerçeğim bu. Size yalan söyleyecek değilim doktor. Gerçekler yorucu benim için.
Gerçekler bazen çok yıkıcı. Kendime yalan söylemeyi bırakalı çok oldu.

(..)

Yalanla mutlu olamadım hiç doktor. Gerçeklerle mutsuz olmayı seçtim.
İnsan tükenmişliklerinden dönerken, bütün yolları ezberleyebiliyor.
Pişmanlık dolu o yolları... Adım adım ezberimde doktor. Ne umutlarla yürüdüğüm ama umutsuzca da geri döndüğüm her adımı ezberimde...

(...)

Kendini bulamayan insanların içini kemirip duranlar, herkesi aldığı yere bıraksa böyle olmaz.
Güzel hayallere götürüp cehennemin ortasında bırakıyorlar. Ben ne o hayalleri, ne cehennemi, ne de götürenleri unutamıyorum.

(..)

Bak doktor! Unutamayan adamın ayaklarının altında yürüdüğü yolların hiçbir sike yaramayan izleri olur. En kral edebiyat da işte o izlerle yapılır. Her şey bu kadar kolaydır. O yollar gerçektir,  edebiyat da o gerçeklerin sosu... Ana yemeğin yanında salata, rakının yanında meze gibi...

(..)

Bu arada reçeteye iki duble rakı yazamıyor olmanızı çok saçma buluyorum.

(..)

Neden mi içiyorum?
En güzel mutsuzluk kırık bir kalbi onarmak için intihar gibi yollara götürüp bırakmakmış orta yerde. Böyle gerçek mi olur? Rakısız diner mi bu acı? Saçmalama doktor.