Bu pencereden dışarı baktığım zaman, aynı filmi izlemişim gibi bir his uyanıyor artık içimde. Hem de sahipsiz bulutların doluştuğu sokağın, puslu ve kirli manzarasına her baktığımda…
Kalabalık telaşların üzerinde sefil bir yorgunluk şu kaldırımlar.
Anam avradım olsun ki şu bahçe var ya! geçip giden zamanı umursamıyor bile…
Ama yine de kimliksiz kayboluşlara karışan benim.
Penceremin kıyısından baktığım göğ’… kuşların gagaladığı ekmek adına sevinmelerim kaldı sadece elimde.
Bir ara kuşlar gelmedi buraya. Sandım ki ölmüşüm.
“Daha değil.” dedi pencere.
Oysa pencereler konuşamaz. Ne kadar zaman geçerse geçsin, gösterir sadece olanı biteni.
"Biteni" kelimesinin altını çizmeme gerek yok değil mi? Dert anlatmaya yetmeli çünkü bazı kelimeler bence. Pencerelerin gösterdiği gibi...
Kalabalık telaşların üzerinde sefil bir yorgunluk şu kaldırımlar.
Anam avradım olsun ki şu bahçe var ya! geçip giden zamanı umursamıyor bile…
Ama yine de kimliksiz kayboluşlara karışan benim.
Penceremin kıyısından baktığım göğ’… kuşların gagaladığı ekmek adına sevinmelerim kaldı sadece elimde.
Bir ara kuşlar gelmedi buraya. Sandım ki ölmüşüm.
“Daha değil.” dedi pencere.
Oysa pencereler konuşamaz. Ne kadar zaman geçerse geçsin, gösterir sadece olanı biteni.
"Biteni" kelimesinin altını çizmeme gerek yok değil mi? Dert anlatmaya yetmeli çünkü bazı kelimeler bence. Pencerelerin gösterdiği gibi...
