26 Ocak 2017 Perşembe

Aşık Olduğum Kadınlar / İsabelle

Ergenliğimin tam ortasındaydım. Bütün fizyolojik sistemim tek bir organıma çalışıyordu.
O organın sadece çiş yapmaya yaramadığını keşfetmeseydim, bu hayat çok daha kolay hale gelebilirdi. Sonra kendisini kafama göre bir takım arzular eşliğinde kullanamayacağım gerçeği beni hayvanlardan ayıran bir özellik olarak kalacaktı.

Ve işte karşınızda ilk aşkım. İsabelle.
Ergenliğimin her zerresini sömüren kadın. Feda olsun.



The Bedroom Window filmini izliyorum. Amacım gerilmek. Çünkü film bir gerilim filmi.
Hayatımın çok uzun bir döneminde, insanların böyle aptalca filmlerde sergilenen gerilim sahnelerini neden izlemek isteyeceğine dair sorular sormaya başlamadığım dönemler... Henüz korku sinemasının sanatsallığından haberim yok. İşte tam da ergenliğimin doruğundayım ve Steve Gutenberg denen piç kurusu benim İsabelle'mi sıkıştırıyor. Henüz güçlü değilim. Kendi içimde "adamın amına korum lan." diye inişler ve çıkışlar yaşıyorum. Çünkü aşığım.

Tam o esnada, Steve benim İsabelle’imin ağzına dudaklarını  


Benim için; aşık* olduğum kadınların en güzel detayıdır SİYAH...
Ama mutlaka biri, içlerinden birisi hep ama hep en siyahtır.
Çünkü ben, beyaz giyecek kadar temiz bir adam değilim.

* Aşık; Tamamen seksist.


 
💔 
💔