21 Mart 2018 Çarşamba

Kendimle Delirmişlikler / Dünya Dokuzdan Büyük Değil

Sevdiğim kadın iyi ki var doktor. Bazı insanlar iyi ki yok artık.
  • Siz hiç çiçek ektiniz mi doktor? Tohumdan, topraktan, sudan daha çok emeği varmış gibi çok daha fazla heyecanlanıyor insan... Birine aşık olmak gibi. Anasından babasından çok sevdiğini falan sanıyorsun. Çok komik.
    Peki siz hiç gerçekten aşık oldunuz mu?
    İnsanların mutlu gözlerinde, sevdiğinizin masumiyetine rastladığınız oldu mu hiç?
Çok aşığım ama yapacak bir şey yok ki. Kendine iyi bak dese aynada kendime gülümseyerek bakıyordum. Şu dünyada bir şekilde yollarımızı ayırmak zorunda kaldığım herkesin canı sağ olsun. Götürdükleri getirdiklerinden çok değil hiçbirinin. Ama o kadının herkesten çok... çok sağ olsun canı.
  • Alışmak istemediğim çok şeye alıştım. Ve evet buna da alışırım. Neden alışmayalım ki? Ev sahibinin oğlu gelecek diye kapı dışarı edilen insanlar var. Başka bir eve alışmıyor mu onlar?
    Demek istediğim şu doktor; baştan göze aldıysan, yani ev sahibi oğlum gelene kadar dediyse... Bir gün o evden çıkma ihtimalini asla göz ardı etmeyeceksin.
    Ben sadece göz ardı değil, inkâr da etmiştim. Olsun, buna da alışırım.
    Hem biz hiç sevişmemiştik ki onunla... Dokuz kere avucunu öpmüştüm sadece.
Asla ve asla aksini düşünmedim; Doğruyu ararken yanlış yapan insanlar suçlanmamalı.
Neden anlamak istemiyorlar ki, doğru yolu arayan insanların bile isteye kimseye kötülük etmeyeceğini? Şimdi onlar mı hasta ben mi doktor?
Doğruyu ararken, yanlış yapmış bir kadına, benimle kendisini yanlış yolda hissettiği için sırtımı dönecek değilim. Ben yolumu değiştiririm. Çünkü aşkı kutsal kılan şey bu. Benim sevgimi de değerli kılabilecek biri varsa o kadındır. Ben aşık olduğum o kadına böyle değer verebiliyorum.
Herkes seni seviyorum der canım doktor. Çok azı bununla ölebilir... Hasta olan ben miyim? Öyleyse beni buradan asla çıkarmayın.
  • Ölümü düşünüyorum tabii ki. Siz düşünmüyor musunuz?
    Eğer düşünmüyorsanız tavsiye ederim, düşünün ara sıra. Çünkü bir gün öleceksiniz.
    Şu kapıdan çıkıp odama gideceğimin garantisini veremem. Siz verebilir misiniz? Kalbinize mi güveniyorsunuz? Mesela şu andan itibaren dokuz kere daha atıp duracak belki. Ve "Elimizden geleni yaptık, bütün müdahalelere rağmen kurtaramadık." diyecekler sizin kalbinizin tekrar atmasını bekleyen insanlar. Koridorda bekleyenler bunun için ağlayacak biraz. En çok anneniz babanız... Çünkü başka hiç kimse, hiçbir kaybı için annesi babası kadar ağlayamaz doktor. Dünyada bundan büyük bir acı olabileceğini sanmıyorum. Bakmayın şimdi biraz ağladığıma.
    Ölümü düşünüyor ve ölmekten korkmuyorum. Çok sevdiğim birinin ölümünden korktuğum kadar, hiçbir şeyden korkmuyorum.
Ah be doktor. Size ait olmayan bir dünyada yaşasanız ne fayda, ölseniz ne...
Hem zaten mutluluktan göz yaşı döktüren insanların, mutsuzluktan da göz yaşı döktürme hakkı var bende. Yaşatanın da öldürme...
Hepsinin canı sağ olsun.
  • İstemek yetmiyor bazı şeyleri. Gittiği için pişman olup dönenleri gördü bu gözlerim ama daha öldüğü için pişman olan kimseyi görmedim. Kızına okul harçlığı veremediği için kendini köprüden atan adama şimdi sorun, "Yaşamak mı istersin kızına harçlık vermek mi?" Cevabı yaşamak olmaz, bundan emin olun.

    İstemek yetmiyor. Yaşamak dediğin şey her istediğini koymuyor önüne. Bunun için savaşmak, mücadele etmek falan gerek sanıyorsanız yanılıyorsunuz bence. Savaşıp ölenlerin sayısı, savaşıp sağ kalanlardan daha fazla. Ve her savaşın en az bir tane kaybedeni olmak zorunda.
Buradan çıkmak istemiyorum doktor.
Senden başka kimseyle konuşmak istemiyorum artık. İstemekten yoruldum, savaşıp savaşıp kaybetmelerimden filan bashetmeyeceğim bile. Benim içimde dokuz kişi var. Hepsi de ağır psikopat. Bu yüzden beni buradan çıkarmayın.
Hem dokuzu da sizi çok seviyor. Hiçbirimizin kelimeleri yetmiyor zaten; sevginin, dostluğun, aşkın, sevdanın önemini anlatamıyoruz kimseye. İzin verin burada kalalım. Dışarıda ölürüm ben doktor. Bu en çok annemi, babamı, başka birini değil, sadece sizi üzer. Beni bu yalnızlıkla şu dünyaya bırakmayın ne olur?
  • Siz hiç çiçek ektiniz mi? Ekmeyin. Solunca insan çok üzülüyor.
Erken düştük be İrfan. Ruhun şad olsun aslanım.