Böyle sabahlar var...
Bir önceki günün aynısını yaşamak zorunda olduğun güne uyandığın sabahlar...
Bir önceki günün aynısını yaşamak zorunda olduğun güne uyandığın sabahlar...
Belki herkes aynıdır.
Belki bu yüzden anlamak istemez kimse birbirini.
Bencilliğimizin bizi lavlara kafa tutarcasına tutuşturduğundandır belki.
Böyle bir sürü sabah var ve hepsine tek tek uyanıyoruz işte. Hep bir ihtimaller dahilinde...
Bencilliğimizin bizi lavlara kafa tutarcasına tutuşturduğundandır belki.
Böyle bir sürü sabah var ve hepsine tek tek uyanıyoruz işte. Hep bir ihtimaller dahilinde...
Böyle akşamlar da var! Böyle akşamlarda bazı insanlar, sana sanki hiçbir şeyin yokmuş gibi davranırlar, gülerler, dokunurlar. Hiç ölüm yokmuş gibi... Sanki hiç ölmemişsin gibi.
Tepetakla olmuşluklarına aldırmayıp yolundaymışsın gibi konuşurlar seninle. Susun artık diye gözlerine bakarken karşılarında oturup...
Susmazlar... Belki de Allah belanı böyle vermiştir çünkü...
Tepetakla olmuşluklarına aldırmayıp yolundaymışsın gibi konuşurlar seninle. Susun artık diye gözlerine bakarken karşılarında oturup...
Susmazlar... Belki de Allah belanı böyle vermiştir çünkü...
Bazı yağmurlar böyledir işte. Dışarı çıkalım diyedir. Bir güzel ıslanalım diye...
Ya da biz ölelim diyedir, yıldırımların düşmesi yerlerin yüzüne yüzüne.
Hep biz düşecek değiliz ya... her şey bizim gibi boşu boşuna düşecek değil ya!
Vardır mantıklı bir sebebi.
Boğulalım diyedir belki de seller, ne biliyoruz? Belki şehrin betonlaşması değil de kalplerin betonlaşması yüzündendir havanın bize muhalefeti... Bilmiyorum.
Belki sadece korkutmak için...
Ya da biz ölelim diyedir, yıldırımların düşmesi yerlerin yüzüne yüzüne.
Hep biz düşecek değiliz ya... her şey bizim gibi boşu boşuna düşecek değil ya!
Vardır mantıklı bir sebebi.
Boğulalım diyedir belki de seller, ne biliyoruz? Belki şehrin betonlaşması değil de kalplerin betonlaşması yüzündendir havanın bize muhalefeti... Bilmiyorum.
Belki sadece korkutmak için...
Sen göklerin gürültüsünden korkar mısın? Ben korkmam. Benim şu hayatta korktuğum tek şey, solup gitmendir senin... Gökten korkulmaz. Gök sevilir. Gülümsenir gökte görünen her şeye... Bilirsin sen.
Bazen ben de böyleyim. Böyle adamlar var desinler diye değil... Büyüdüm artık diye...
Ben korktuğum her şeyin üzerine koşarım, çünkü delirmek bunu gerektirir.
Yaşama sebebim de budur. Ölmekten değil, yaşamaktan korktuğum için...
Çünkü yaşamaktan korkup yaşamışlığım, yalnızlıktan korkup kimsesiz kalmışlığım, benden gitmelerinden korktuğum için gitmişliğim çoktur benim.
Ben korktuğum her şeyin üzerine koşarım, çünkü delirmek bunu gerektirir.
Yaşama sebebim de budur. Ölmekten değil, yaşamaktan korktuğum için...
Çünkü yaşamaktan korkup yaşamışlığım, yalnızlıktan korkup kimsesiz kalmışlığım, benden gitmelerinden korktuğum için gitmişliğim çoktur benim.
Çünkü böyle insanlar da olmalı bence. Yaşamanın hakkını veremeden delirenler...
Ve böyle geceler var. Her şeyi bıraktığın gibi bulmak istemediğin için daldığın uykular.
İyi biri değil, mutlu biri gibi uyanmak istediğin sabahlar
İyi biri değil, mutlu biri gibi uyanmak istediğin sabahlar
Ben ne olursam olayım isteyen gelir sarılır diyerek sarılmaya muhtaç olduğun geceler...
Bir de böyle bazı özlemler var şuramda. Gözyaşlarını yüzünde kurutur insanın.
Belki onları hiç unutmayalım diyedir.
Belki onları hiç unutmayalım diyedir.
Belki bizi biz yapan şeyler hep böyledir...
Belki bir kez olsun içinde ufacık bir his, bir an sana seni önemli hissettirsin diye...
Belki bir kez olsun içinde ufacık bir his, bir an sana seni önemli hissettirsin diye...
Belki!
