Bir insanın bir başka insana verebileceği en güzel şeydi sevgi dolu gönlü. Haftanın yedi günden, günün yirmi dört saatten daha uzun sürdüğü bir cennet masalıydı... Bir öpse, bir kerecik, biliyorum; hiçbir kış üşütmezdi artık beni. O kadın bu dünyanın bilinen tüm masallarını yaşatırdı bana. Bir insanın diğerine göstereceği en hoş güzellikti gülüşü... Ah! Birazcık sevseydi...
Özlemek bizim ortak kederimizdir. Ve sadece dilimizde değil…
Özlemek bizim acı birimimiz...
- Bütün ayrılık şarkıları gibi, bu da acımasız bir hikaye işte doktor.
Nasıl anlatayım bilmiyorum ki. Saatler onsuzken gereğinden çok geçiyor. Hayatı yaşamak için güzel bir yer yok sanki bu dünyada. Ortak hikayelerin yazıldığı bir defter varsa, onunla benim hikayem bir türlü kavuşamıyor olmayı anlatır. Bir insanın bir başka insana yapabileceği en büyük kötülük, onun yokluğu işte...
Uzun bir uyku çektim geçen yaz başında. Uyandığımda solumda oturuyor gibi hissettim. O kadar emindim ki yanımda olduğundan. Başımı soluma çevirdim. Baş ucumdaki sandalyede yoktu. Olsaydı su isteyecektim. Ona o kadar susamıştım... Bunu kimseye anlatamam ki...
Uyurken nasıl kokusunu alırız ki bir insanın? Büyü gibi bir şey. Üstünden onca insan, onca yaşamak, onca ölüm geçmişken... İntiharı falan siktiret doktor. Çoktan geçtim o yolları. Bilmek beni mutlu etmiyor ama biliyorum, kimse kimseyi boşu boşuna sevmemeli.
Yine de; inanması ne kadar güç olursa olsun şimdiye
kadar yaşadığım en gerçek masaldı.
Okuduğunu biliyorum doktor. Yazacağımı bildiği gibi... Aşk, bu işte. Benim bir tek onda duyduğum...
Bir sikim değiştirmeyecek elbette, bilsin diye yazıyorum.
Onu çok sevdim ben, neden bilmem de, çok sevmişim işte.
Okuduğunu biliyorum doktor. Yazacağımı bildiği gibi... Aşk, bu işte. Benim bir tek onda duyduğum...
Bir sikim değiştirmeyecek elbette, bilsin diye yazıyorum.
Onu çok sevdim ben, neden bilmem de, çok sevmişim işte.
-
Devamını okumayalım...
Dedim ya! Kimse kimse için boşuna ölmemeli.
