Sana seni yazıyorum. Her şeye rağmen seviyorum ikimizi...
Geceleri ne yapacağını bilmiyorsun uykusuz... Ne oluyorsa hep geceleyin oluyor değil mi?
İçindeki kalıntıların her biri gözünün önüne geliyor. Geceleri ne yapılır bilmiyorum. Sanırım kimse bilmiyor. Mum ışığından duvara vuran kimsenin gölgesi, birbirine benzemiyor.
Keşke bir mucize olsa, bu gece sana sarılarak uyusam...Çıldırmamak için yaşıyorsun. Deliliği deli gibi seviyorsun ama delirmemek için çırpınıyorsun her gün. Anlamlar icat ediyorsun, kimsenin yanılgısını gerçek kabul etmemek için. Bazen sana da öyle geliyor mu, ağladığında bütün dünyayı sel alacakmış gibi sanki...
Az mı yaktın sanki sigaradan önce umutlarını? Saçların ve kirpiklerin kaç zamandır kırgın?
Sana böyle tüm evreni tutuşturur gibi sigara yakmayı kim öğretti?
Bir aşka kaç şiir sığdırdın da kaç şiiri harcadın? Kaç seni seviyorum bağışladın seni sevdasıyla süründürenlere? Neden sevmiyorsun tenini? Neden sevmiyorsun kendini?
Bir mucize olsa da, her şeyin cevabını ben versem sana... sevişmeden hemen önce.İçi dışı bir olsun istiyoruz insanların. Buna çok hakkımız var çünkü insanlar yüzünden.
Bazen kendi kendime düşünüyor, soruyorum "Acaba bunu gerçekten görmek ister miyim?"
Kendi kendime yanıtlıyorum sonra. Diyorum ki "Manyak herif. Tabii ki bunu görmek istemezsin."
İçindeki kötülüğü gördüğün herkes senin de yüreğinde hayal kırıklığı yaratmadı mı, derin izler bırakmadı mı? Kimsenin içini merak etmesen keşke. Pişman olacaksın çünkü.
Ama keşke bir mucize olsa; canını yakan herkesten merhametimle saklayabilsem, tüm kötülüklere karşı iyilik yaparak, her acıya kahkaha atarak koruyabilsem seni...
Aynı kalple ayrı ayrı kalplere kırıldık biz.
Biraz gayret etsek pek mutlu olabilirdik oysa. Defalarca aynı yerden severek mi kaybettik insanları? İnsanlar mı bizi yoksa? Bunu hiç düşündün mü?
Böyle sevmesek yalan yanlış ne varsa hepsinden daha kolay kurtulabilirdik belki.
Böyle sevmesen, her hançer sırtından kalbine denk gelmezdi bunca.
Böyle sevme... sen böyle sevince; öyküsü olmayan yaşam, eceli gelmemiş ölüm gibi nasıl aşık olacağımı bilemiyorum ben sana.
Biraz gayret etsek pek mutlu olabilirdik oysa. Defalarca aynı yerden severek mi kaybettik insanları? İnsanlar mı bizi yoksa? Bunu hiç düşündün mü?
Böyle sevmesek yalan yanlış ne varsa hepsinden daha kolay kurtulabilirdik belki.
Böyle sevmesen, her hançer sırtından kalbine denk gelmezdi bunca.
Böyle sevme... sen böyle sevince; öyküsü olmayan yaşam, eceli gelmemiş ölüm gibi nasıl aşık olacağımı bilemiyorum ben sana.
Bir mucize olsa keşke... hiçbir şey yaşamamış bir çocuk olsam...
