Aşkı anlatırken William Burroughs abimiz diyor ki (ışıklar içinde uyusun) "Eğer uğruna nefret ettiğin bir şeyi yapmayacaksan, birine aşık olmaktan söz etme."
Şöyle bir etrafınıza baksanıza; Herkes ne kadar da harika. Herkes nasıl da çok güzel. Herkes ne kadar da her şeyin en güzelini hak ettiğinden emin... Nasıl da yaşadıklarından hiç pişman değiller. Nasılda gururla dile getiriyorlar bunu. Başlarına gelen şeylerden ders almayı bilenlerden daha yüksek sesle söyleyebiliyorlar üstelik.
Herkes kendi duygularından ne kadar emin. Düşüncelerinin doğruluğundan da... Herkes nasıl oluyor da bu kadar iyi... Peki bu orospu çocukları neden böyle yapayalnız? Neden böyle hiç kimsesiz? Muhteşem birer göt parçası olduklarının farkında olamadıkları için mi?
Hiç mi yok bu beyinsiz sürüsünün uğruna vazgeçilmeyecek bir yanları da bütün vazgeçilmişlikleriyle dünyaya caka satıyor, sahte dünyalarıyla herkese kafa tutuyorlar?
Elbette insan "Hiçbir şeye tutunamadım, kendimi kusursuz zanneden bir aptalım." diyemez. Sıradanlığından fazlasına gerek olmadığını, sıradan olmaktan fazlasının zaten elinden gelmeyeceğini bilse bütün dünyaya ve en çok da kendisine yetecek aslında. Doyumsuz birer ilgi orospusu olmalarının sebebi bu.
Oysa konuşamadığımız şeylerle dolu bu dünya. Bu şey gibi değil; yapmak isteyip yapamadığımız şeyler gibi değil. Bundan çok daha kötü. Mesela bir arkadaşım şakayla karışık "Asla ve asla Katy Perry ile sevişemeyeceğim." dedi geçen gün. Başka bir derdi yok demek ki. Ne şanslı adam!
Elbette insan "Hiçbir şeye tutunamadım, kendimi kusursuz zanneden bir aptalım." diyemez. Sıradanlığından fazlasına gerek olmadığını, sıradan olmaktan fazlasının zaten elinden gelmeyeceğini bilse bütün dünyaya ve en çok da kendisine yetecek aslında. Doyumsuz birer ilgi orospusu olmalarının sebebi bu.
Oysa konuşamadığımız şeylerle dolu bu dünya. Bu şey gibi değil; yapmak isteyip yapamadığımız şeyler gibi değil. Bundan çok daha kötü. Mesela bir arkadaşım şakayla karışık "Asla ve asla Katy Perry ile sevişemeyeceğim." dedi geçen gün. Başka bir derdi yok demek ki. Ne şanslı adam!
Mesela ben de Rihanna ile bildiği diller, toplumsal olaylara, haksızlığa ve adaletsizliğin olduğu her duruma karşı din dil ırk ayrımı yapmadan sergilediği tepkisel duruş ve duyarlı davranışları, müzik haricinde yaptığı işlerle kazandığı ödüller hakkında hiç konuşamayacağım.
Neden aynı şey değil; Çünkü o am salak arkadaşım Katy Perry için hayal ettiği ne varsa Bahar için de hayal etmişti. Üstelik Bahar ile sevişmişti. Eline hiçbir şey geçmedi. Geçmedi çünkü elindekinin kıymetini bilen biri değil. Geçmedi çünkü insan yaşadığının kıymetini bilmeden yaşayamadıklarına üzülecek kadar aciz bir varlık.
Neden aynı şey değil; Çünkü o am salak arkadaşım Katy Perry için hayal ettiği ne varsa Bahar için de hayal etmişti. Üstelik Bahar ile sevişmişti. Eline hiçbir şey geçmedi. Geçmedi çünkü elindekinin kıymetini bilen biri değil. Geçmedi çünkü insan yaşadığının kıymetini bilmeden yaşayamadıklarına üzülecek kadar aciz bir varlık.
Eline hiçbir şey geçmediği gibi, bu göt o güzelim Bahar'ı da kaybetti. Kusana kadar arkasından ağladığını o unuttu ama ben unutmadım. Benim de yüküm bu işte şu amına kodumun dünyasında. Yaşamadığım her şeyin ağırlığını omuzlarımda taşımak. Söylenmemiş, duyulmamış, içimizde duran milyonlarca cümle var. Norveç'e gidip kuzey ışıklarını görmemiş olmak çok mu büyük kayıp? Siktiğimin her neresindeysen bu dünyanın, bir gece kafanı kaldırıp kaç kez gökyüzüne baktın?
Sorarım sana ey okuyan; 35 yaşında bir adamın yaşamayı arzu ettiği şey Katy Perry ile sevişmek mi olmalıydı yoksa bir kez olsun Bahar'a "Seni çok özledim." diyebilmesi mi?
Sahil köşelerinde hastanelik olana kadar içip içip bana binlerce kez söyleyeceğine...
Öyle ya; artık onun için İnstagrama attığı BMW 3.25' iyle çekildiği fotoğraflara hikayelere gelen layklar, cüzdanındaki paranın miktarı, banka hesapları önemli. İzmir'de modellik yapan 23 yaşındaki Buse'nin gönderdiği çıplak fotoğrafa bakıp otuz bir çekmek daha doyurucu. Kanka bak ne biçim bir karı düşürdüm diye o memeleri, yusyuvarlak götü, sütun gibi bacakları bize göstermesi de kendine has bir orospu çocukluğu tabii... Buse mi salak bizim adam mı sen karar ver. Bu yüzeysel şeyin adını da aşk koymuş günümüz insan müsvetteleri. Ne gelir elden? Benim söylemek isteyip söyleyemediğim cümleleri kim neresine dinlesin?
Hayatın gerçekleriyle sadece yapayalnız yattıkları yataklarda yüzleşiyor artık insanlar. Kimse hayatın nasıl bir mucize olduğunun farkında değil. Birine aşık olmak, bir kadının rahmindeki yumurtaya tutunan bir sperm hücresinin bir hayat olmak için ufacık göbeğin içinde insanlaşması, kuyruğunu sallaya sallaya sana yaklaşıp kafasını bacaklarına sürerek kendini sevdiren bir köpek... Bu kadar mı zor ulan yaşamak?
Sorarım sana ey okuyan; 35 yaşında bir adamın yaşamayı arzu ettiği şey Katy Perry ile sevişmek mi olmalıydı yoksa bir kez olsun Bahar'a "Seni çok özledim." diyebilmesi mi?
Sahil köşelerinde hastanelik olana kadar içip içip bana binlerce kez söyleyeceğine...
Öyle ya; artık onun için İnstagrama attığı BMW 3.25' iyle çekildiği fotoğraflara hikayelere gelen layklar, cüzdanındaki paranın miktarı, banka hesapları önemli. İzmir'de modellik yapan 23 yaşındaki Buse'nin gönderdiği çıplak fotoğrafa bakıp otuz bir çekmek daha doyurucu. Kanka bak ne biçim bir karı düşürdüm diye o memeleri, yusyuvarlak götü, sütun gibi bacakları bize göstermesi de kendine has bir orospu çocukluğu tabii... Buse mi salak bizim adam mı sen karar ver. Bu yüzeysel şeyin adını da aşk koymuş günümüz insan müsvetteleri. Ne gelir elden? Benim söylemek isteyip söyleyemediğim cümleleri kim neresine dinlesin?
Hayatın gerçekleriyle sadece yapayalnız yattıkları yataklarda yüzleşiyor artık insanlar. Kimse hayatın nasıl bir mucize olduğunun farkında değil. Birine aşık olmak, bir kadının rahmindeki yumurtaya tutunan bir sperm hücresinin bir hayat olmak için ufacık göbeğin içinde insanlaşması, kuyruğunu sallaya sallaya sana yaklaşıp kafasını bacaklarına sürerek kendini sevdiren bir köpek... Bu kadar mı zor ulan yaşamak?
Bir şeyler gerçekleşmeye çalışıyor ama buna izin vermiyoruz. Bir yerlerde güzel şeyler oluyor ve bu hep dünyanın öteki tarafında oluyor zannediyoruz. Hayır ulan hayır. Yan komşumuzun çocuğu kahkaha atıyor duyuyor musun? Gerçi savaşlarda ölen çocuklara üzülmüyorsun ki yanı başında gülümseyen çocukların gülüşüne bahar gelmiş gibi sevinesin...
Yapayalnız o adam. Bir tek BMW'si ve hayli saygı değer hacimli banka hesabı var. Bahar çok özlendi ama kendisi sevilmediğini zannediyor. Buse ise o adamın kendisine aşık olduğunu...
Yapayalnız o adam. Bir tek BMW'si ve hayli saygı değer hacimli banka hesabı var. Bahar çok özlendi ama kendisi sevilmediğini zannediyor. Buse ise o adamın kendisine aşık olduğunu...
Bu mide bulandıran döngüde ben bazen öpüştüğüm bir kadını hatırlayıp adını unuttuğum için kendimden nefret ediyorum. Oysa ona "Senin de bazen ilk öpüştüğümüz zamanı hatırladığın oluyor mu?" diye sormak isterdim. Annesi doğru yumuşatıcıyı koydu mu acaba diye endişelenen arkadaşıma "Ya salak mısın kızım sen, başka derdin mi yok." dediğim için özür dilemek istiyorum.
Ben bazen ne kadar yalnız olduğumu anlamak için "Burada bu halde olduğumu bilen, kaçmak istesem sığınacağım kaç kişi var?" diye sorduğumda elde ettiğim sonuca bakıyorum. Allahtan sonuç "sıfır" çıkıyor da uzun uzun saymak zorunda kalmıyorum. Matematiğim bok gibi çünkü.
Bir keresinde sonuç hep sıfır çıkmasına rağmen Jonathan Safran Foer'in kitabında okuduğum harika cümleleri kiminle konuşsam diye düşünmüştüm. Sonuç sıfır çıkınca sorun oluyor böyle şeyler. Dünyanın en göt sayısı sıfır bu yüzden.
Mert bir keresinde bana "Yediğimiz bokları bize izletseler, o gece uyuyabilir miyiz acaba?" diye sordu. "Sonraki geceler uyuyabileceksek çok iyi insanlarız demektir. Bir gece uyuyamamaya razıyım ben." dedim. Kendimizi mutlu edememişiz insanlarız biz. Mert ile kendimizi eğliyoruz işte. Başkasının çokta sikindeyiz afedersiniz.
Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde masadaki küllükte söndürülen her sigara söylenmemiş bir cümle gibi geliyor mu size de? En iyi ve en kötü hikayeyi kendisi yaşıyor zanneden bunca insanın nasıl olur da konuşacak bir şeyi olmaz? Nasıl olur da kadeh kadeh rakı içip bir Zeki Müren şarkısına, bir Neşet Ertaş türküsüne dünyanın bütün acısını yaşıyormuş gibi içlenir de dönüp masanın fotoğrafını instagrama atmayı aklına getirir?
Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde masadaki küllükte söndürülen her sigara söylenmemiş bir cümle gibi geliyor mu size de? En iyi ve en kötü hikayeyi kendisi yaşıyor zanneden bunca insanın nasıl olur da konuşacak bir şeyi olmaz? Nasıl olur da kadeh kadeh rakı içip bir Zeki Müren şarkısına, bir Neşet Ertaş türküsüne dünyanın bütün acısını yaşıyormuş gibi içlenir de dönüp masanın fotoğrafını instagrama atmayı aklına getirir?
Hiç mi o anı ölümsüz kılacak iki cümlemiz yok? Sonsuza dek hafızamıza kazınacak bir öykümüz yok? Bir tek fotoğraf karesi mi canlı tutuyor geçmişi? Geçmişe dönecek başka bir yol kalmadı mı? Kendini asan insanların isimleri geri dönmedikleri için mi unutuldu hepsi? Unutmamak için mi hep bir fotoğraf çekip galeride saklama gayreti?
Benim hayatımda, birilerine bir tek cümle söyleyebilseydim, birilerinden bir kez olsun bir kaç cümle duyabilseydim, her şeyin daha başka olacağı hikayeler yaşayacaktım... Mesela Mehmet'e "Gitme." diyebilseydim belki katil olmayacaktı o gece. Babam bana "Seni seviyorum." deseydi sanki sevilmeye layık bir insanmışım gibi hissederek yaşayabilecektim kendimle belki.
Herkesin birbirine söyleyecek cümleleri var. Herkesin duymak istediği... Ama galiba zamanı yok kimselerin. Oysa ölüm var. Bir gün gerçekten de yaşayacak zamanı kalmayacak hiç kimsenin. Ve biz bu dünyada bu gerçeği bilerek yaşayan tek canlı türüyüz. Düşünmeden edemiyorum dostlar; Ölüm var. Bunu biliyoruz. Ve birbirimize bu dünyada yaşayacak bir yer açamıyoruz. Manyak mıyız neyiz?
Bu yüzden odamda içine yazılar yazılmış defterlerim var benim. Babam yüzünden, Bahar'a "Özledim." diyemeyen arkadaşım yüzünden, o arkadaşıma domalıp götünün fotosunu gönderen Buse yüzünden... Mehmet'e, Burcu'ya, Anneme, Mert'e söylemediklerim yüzünden... Benim söyleyemediklerim, yapamadıklarımdan daha çok acıtıyor canımı. Bu yüzden yazıyorum. Bu yüzden okuyup hissedenlere çok teşekkür ediyorum.
Dip Not: Yazıda geçen isimler ve hikaye tamamen uydurmadır he. Elbette sosyal mecrada düşürdüğü memeyi götü benimle paylaşan insan, benim arkadaşım olamaz.
