Sonra da;
Yazdıklarımı, okuduklarımı, bildiklerimi, yaşadıklarımı ve seni unutmayı...
Gökyüzüne bakıp, siktiğimin kirliliğinde zar zor bir yıldız görüp diğerlerinden kayırdığım için hislendiğim olur benim. Ne tutarsız arzular...
Oysa dizlerine başımı koyup her şeyi unutacağım bir 10 dakika için neleri vermezdim.
Korkarım ki sen, bu hayatta benim en derin iç çekişimsin.
Bir zamanlar hayatı yaşama inadımın yüzümde maske olarak kaldığını anlatacak kimsem yok. Nasıl güzel gülüyorum yalandan bir bilsen...
Zamanla ne çok maske birikti yüzümde bir bilsen... İsim verdim hepsine.
Birinin adı "her şey kontrolüm altında" maskesi
Diğerinin "biliyorum, farkındayım."
Bir diğeri "Umudum var."
Çoğu da dudak kenarına işlenmiş gülücük motifli...
Onca zaman sonra, olanca haliyle yüzümü sana dökmek ne güzel geldi.
Çünkü gerçekten sana son kez seni seviyorum demeyi çok istedim.
Kuş gibi hafifledimse, sevdiğim için seni. Her bir çırpınışını kanadımın, süslediğin için o sevgiyle, öyle minnettarım ki sana...
Bir adam bir kadını başka nasıl sevmeli bilmiyorum. Affet beni.
Bilmiyorum ama söylemek istedim.
Seninle bir dilim ekmeği bölüştüğüm hayallerimi nasıl aldıysan da elimden, bin gece bin sabah tenini kokladığım hayalleri söktüysen de heveslerimden, yüreğinde bir zaman bana ayırdığın yerin güzelliği hatırına seni nasıl özlediğimi bilmeni istedim.
Bilmek zorundaydın çünkü, sana hiç küsmedim.
Yuvamı, gönlünü, kalbini, yani beni sevmeni diyorum... çok özledim.
Sensiz geçen zaman, muhtemelen sensiz geçtiği için çok fena yıktı beni.
Atamadım hiçbir yükü. Bulamadım ellerimi. Bulamadım ayaklarımı uzatacak bir yeri. Bilirsin sahtedir uykusu bekleyenlerin. Bilirsin yorgun atar kalpleri.
Ve bilirsin, ağızları hep güzeldir gidenlerin. Oysa insan nasıl hatırlar geceler boyu ölmeden, öpmediği dudakta yaşayan kelimeleri? Ağzında öyle güzeldi ki...
Nasıl vazgeçilir bilmiyorum affet beni.
Ama sana söz veriyorum, bundan sonra hiçbir şiirde, hiçbir öyküde adını anmayacağım. Bir zaman sonra en çok ölmeye yakışır gitmek.
Son kez seni seviyorum demeyi çok istemiştim sana. Yerine koyamadığımız ne varsa her biri için hakkım helaldir sana. Sen de helal et bana...Yazdıklarımı, okuduklarımı, bildiklerimi, yaşadıklarımı, gitmeyi ve seni unutmayı bıraktın her kopan takvim yaprağında... Bir boşluk düşün ağır olsun bu kadar.
Ya da düşünme, boş ver. Ama bil canım kadın...
Şu dünyada ne kadar yer kapladıysam, en büyük boşluğum sensin benim.
Affet ne olur... Ben sensiz buraya kadarmışım.
