26 Temmuz 2017 Çarşamba

Döküm / 1-2-3 Başla!









Bazı arzular gün gibi ortadadır.
Yeniden başlayabilmeyi bilmem kaçıncı kez deniyorum ve en büyük arzum, bu kez başarmak...
"Gücünü neyden alıyorsun?" diye sormuştu bir psikolog. "Kendimden." demiştim. Kendim olmam için yaşadıklarımın her bir zerresine ihtiyacım olduğunu bildiğim için bunu çok net ve başka cevabım yok dercesine bir kesinlikle söylemiştim.
Beni ben yapan şeylerden biri değil mi başarılarım, başarısızlıklarım..?
Ben biliyorum nelerle savaşabileceğimi. Başka kimse değil. Neler kazanıp neler kaybedeceğimden emin olmasam dahi gücümü toplayıp mücadele etmem gerektiğinde bunu yapabiliyorum.
Biliyorum güçlüyüm.

"Güçlü bir insansın." demişti çünkü psikolog.
"Çok güçlüsün." demişti çünkü halı sahada bir maç sonrası Eser hoca.
"Çok güçlüsün ve bunu seviyorum." demişti bir sabah sevişmesinden sonra 
Dilek.
"Sen güçlü bi adamsın abi." demişti işlerim kötü giderken, beni efkar dağıtalım diye kurduğu rakı sofrasına davet eden Uğur kardeşim.
"Sen çok güçlü bir çocuksun." demişti annemin cenazesinde Birol öğretmenim.
Biliyorum. Ben en çok kendime inanıyorum. Sonra Birol öğretmenime ve son olarak psikolog Şenay hanıma inanıyorum. 
Şimdi vereceğim mücadelenin adı "yeniden başlamak." 

(..)

Pencereleri seviyorum.
Safranbolu evlerinin birinde konaklamıştım üç gün. O evin pencerelerine aşık olmuştum. Sürekli o pencerelerin fotoğraflarını çekip durdum. Aylin dostum "Keşke senin karşına bir kadın çıksa da şu pencereler kadar o kadını sevsen. Yeter." demişti.


Daha sonra twitter da uzun uzun dertleşmiştik bir gece kendisiyle.

"Sen aşık olunca canın çok acıyor."
Acıyor ama aşk böyledir işte Aylin.
Bazen uçurum olursun, bazen uçurumun dibi. Bazı kadınlar "bazen" işte...
İyi ki geçtiler ömrümden. Acısını çekmişsem, buna değdikleri içindir.


Bir gün evimin penceresinden dışarı bakarken bir kuş gördüm karşı çatıda.
Defterime şunu yazdım "Korkma bulutlardan. Uçabildiğin kadar uç sevgili kuş."

Pencereleri seviyorum ve aşktan korkmuyorum.

(..)


Dün gece de hafif dertlenip rakı içtim kendimle.
Kağıdı kalemi çektim önüme, ilhamsızlıktan olsa gerek;

"Ne kadar derinlerde ararsan ara, ne kadar kalabalık olursan ol, bazı yalnızlıklar da uluortadır." yazıp bıraktım.

Yeterince yazdığımı düşündüm.
Yeterince yenildim. Yeterince yetemedim, yeterince yetmedi bana can dediklerim.


Ne kadar eksik, yarım yamalak hissedip saklamaya çalışırsan çalış, bazı arzular gün gibi ortadadır...
Yine de kimse görmez.

Olsun... Kavgamızın adı "yeniden başlamak" olsun.