4 Haziran 2018 Pazartesi

Dertleşme / Budur Çünkü

Ahkam kesmek ne kolay, gitmek kadar...

Belki gitmek de o kadar kolay değildir giden için. Ama kalan için yaşanacak yerin daraldığı şu dünyada kendi kendine ağlayacak bir yer dahi bulamamak ne zordur?

Kalanlar bilir. Tıpkı sevgili Bayan A gibi kime ne soracağını bilemeyecek kadar çaresiz kalanlar bilir.

Sevmek bir ömür sürer, sevişmek bir dakika diyor şarkı.
Aşkın, sevdanın ve sevişmenin zaman dilimleri ne ara bu kadar birbirine girdi? Böyle sahte "seni seviyorum"ları tüketebilmek ne zaman bu kadar kolay hale geldi?

Hadi biraz edebiyat yapalım.
Bir şeyi sevmek onu sonsuza dek özleme mahkum etmek değildir. İnsanı en çok güvendiği yerden vurmak hiç değildir. Bak bunu bayan A öğrendi mesela. 
İnsan bir şeyi sevdiğinde onunla olmak için savaşır. İnsan birini sevdiğinde der ki "ben senin olduğun hiçbir şey bitsin istemem." İnsan sevdiğini son kez öptüğünü, kokladığını bilemez çünkü. Çünkü bildiğinde ölüm gibi bir şey olur. Çünkü birini sevmek budur... Çünkü seven birine böyle bir kötülük yapılmaz... Allah belanızı versin... yani yapılmamalı.

Edebiyat yapıyorum kimse sikine takmasın şu yazdıklarımı.
Birini özlemek ölmeyi gerektirmemeli. İnsan ölürken sessiz kalamaz. Bağıra bağıra ölür insan. Bağıramazsa da inler. Hem de inim inim, içim içim inler. Sessizlik aşka dahil olamaz. Her şeyi kabullenir gibi susamaz seven. İçinden kendine feryat figan lanetler okur ama yine susamaz. İnsan birini özlediğinde der ki "Ben özlemek değil, kavuşmak istiyorum." 

İlle bir şey özleyecekse, böyle olmamayı, kabullenmek zorunda olmadığı o hazin terk edilişinden öncesini özlemek ister. Özlenen ne bilsin özlemiyorsa amına kodumun yerinde; gitse de, sövse de, vursa da, özlenecek köpek gibi. Çünkü özlemeye terk etmek dediğin, zaten en ağır darbedir yüreğe. Bunu bilen insan susar mı hiç? Çünkü birini özemek budur...

Edebiyat kasıyorum çekilin kenara.
Terk edilmek, terk edenin yalanıdır. Gidenin söylediği her "seni seviyorum" koca bir yalandır. Her aşk cümlesi, her sevda kelimesi, terk etmeden önce terk ettiği sevdalısına yüzünün her gülüşü, koskocaman bir yalandır. Sevmek bir tiyatro sahnesi değildir çünkü. Gitmek, vazgeçmek, kalmak, unutulmak, unutamamak gibi... Rol yapmak oynamaktır, yalan dediğin de budur.

Olsun der ve bir sigara yakar, Bayan A'nın sevdiği adam sağ elini siktikten sonra. Bazı kasıkların içinde kıvranırken, kendisine aşkla bakan gözleri kör bırakmaktır çünkü terk etmek. Bir daha hiçbir sevişmenin ortasında hayran olunacak o bakışları asamaz gözlerine terk edilen. Bunu gidene anlatacağına geride kalan, gidenin arkasından kendisine milyon kere "NEDEN ULAN NEDEN" diye bağırmaz da ağlaya ağlaya bir köpeğin başını okşar sokakta. Terk edilmek budur.

Terk edilmek budur arkadaşım. Gidene "neden?" diye sorulmaz. Gidilir iki kadeh daha rakı içilir. Sahilinin kıyısında denize atlamakla denizi izlemek arasında gidilip gelinir. Ya da balkonların, ya da köprülerin...

Aşkın, sevdanın, yüreğinin anasını sikmişlerdir çünkü hayatımıza girip çıkanlar. Özellikle de çıkanlar... Konuştukları duyulmuyordur diye bileklerini dikine kesmeye karar verir bazı kalanlar. Onlar ki "Sevmek Bir Ömür Sürer" şarkısından inandıklarından değil, bir ömür sevilecek insana rastladıklarına inandıkları içindir. 

Bir kaç gece önce seninle sevişen, bir kaç gün sonra da seni terk edip giden insanın içi çürüktür. Kusuruna bakılmalıdır o insanın. Bazı terk edilenlerin alacağı vardır bu dünyadan... Ve elbette bazı terk edenlerin borcu... İnsanla yaşamak budur.

Ben şaşırıyorum.
Bayan A'nın sevdiği adamın, bana "Bayan A'ya deli gibi aşığım." dediği günleri (10 gün önce) hatırlıyorum. Bunları bana söylemesine mi, o herife bir türlü hiç inanmadığıma mı, bu terk edişine mi şaşırayım bilmiyorum. Şaşırmak bunu gerektirir belki, bak bunu bilmiyorum. Demek ki şaşırmak budur. 

Ama sen kendini sakın üzme Bayan A.
Sakın saçlarını kestirme. Dünya çirkin diye sen de çirkinleşme yalvarırım. Buna hakkın yok... Kitap oku bence. Yemek yap mutfağında. Kahve ısmarla bana, arkadaşlarına, annene, ablana. Ara kuzenin salak Aybüke'yi (içten selamlarımla) de ki "çay koydum kız, atla gel." Denk gelebilirsen, güzel adamlarla sigara iç Moda'da. Bu dünyada güzel bir şey yok diye her sabah, kendi gözlerine bakarak idare et. Ayrıca senin ellerin de çok güzel. Bir de Irmak var... bayılıyorum ellerine o hatunun. Pisletmeyin bir daha ellerinizi pislik insanlara dokunarak. Boka sok elini ama sakın siktir olup giden o adam gibilerine dokunma. İyi kalmak budur.

Annen sana üzülecek. Annen olacak o zavallı kadın, sen işten mutsuz geliyorsun diye dertlenecek, ağlayacak uzun süre. Çünkü anneler böyledir. Anne olunca anlarsın. Onlar bu dünya için fazla güzeldir. Sen de bir süre sonra kendinde ağlayacak gücü dahi bulamayacaksın zaten. Yüzünden aynaya yansıttığın o boş bakışlara da alış. İçtiğin sigaraları say derim ben. Kasık senin, ciğer senin, sen bilirsin tabii ama bana sorarsan; kadınlığına yazık ettiğin kadar, ciğerine de yazık etmek hakkındır senin...
Ve senin gibilerin... Çünkü yaralanmak budur.

Say mutlaka. Kötü kalpli bir adamın sana kaç kez seni seviyorum dediğini, buna kaç kez inandığını, bunun seni ne kadar mutlu ettiğini, sonra ne kadar sikip attığını say (cinsel anlamda değil). 

Çünkü hayat eskiden söylenmiş şarkılardaki kadar güzel değil sevgili Bayan A.
Artık sadece yaşamak bir ömür sürüyor, sikilmek bir dakika. (Duygusal anlamda)


Çünkü asıl birini sikmek dedikleri budur. (Her anlamda)